0212 255 88 25 Pzt - Cum 8.00 - 17.30

Temiz üretim/Eko-Verimlilik

Ülkemiz sanayisinin çevreye duyarlı üretim prensipleri çerçevesinde kaynakları ve enerjiyi verimli kullanması, temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmesi ve temiz teknolojilere geçiş yapması iklim değişikliğine neden olan emisyonlarını azaltılması yanında giderek zorlaşan rekabet koşullarına uyum sağlaması açısından önem taşımaktadır. Son yıllardaki küresel ekonomik ve çevresel krizler daha sürdürülebilir endüstriyel sistemlere geçme konusunda uluslararası çabaların artmasını sağlamıştır. Bu süreçte atık ve emisyonların ortaya çıktıktan sonra kontrolünü amaçlayan geleneksel boru sonu atık arıtma yöntemlerinin aksine su, enerji ve malzeme gibi kaynakların etkin kullanımını ve atık oluşumunu en aza indirmeyi amaçlayan eko-verimlilik/temiz üretim uygulamaları giderek artmaktadır.

EKO-VERİMLİLİK NEDİR?

Eko-verimlilik/temiz üretim; bir ürünün üretiminde kullanılan hammaddelerin elde edilmesinden başlayarak üretim, dağıtım, tüketici tarafından kullanım ve kullanım sonrası ortaya çıkan atıkların bertarafını kapsayan ürün yaşam döngüsünün tüm aşamalarında ortaya çıkan çevresel etkileri ve insan sağlığına yönelik riskleri azaltmak amacıyla uygulanan bir üretim stratejisidir.

EKO-VERİMLİLİK KAPSAMINDAKİ TEMEL AMAÇLAR NELERDİR?

  • Üretim proseslerinin ve teknolojilerinin daha az kirlilik ve atık ortaya çıkaracak şekilde geliştirilmesi,
    “Daha Temiz Ürünler”
  • Ürünlerin tasarımının, tüm yaşam döngüleri göz önünde bulundurularak, daha az atık ve kirlilik oluşturacak şekilde yapılması,
    “Daha Temiz Prosesler”
  • Üretim sürecinde, üretilen birim ürün başına daha az kaynak kullanımını sağlayacak şekilde değişimin sağlanması,
    “Sürdürülebilir Kaynak Kullanımı”


NEDEN TEMİZ ÜRETİM?


Kaynak Verimliliğinin Artırılması

İşletmelerde ürünün tasarımından, kullanımına ve bertaraf sürecine kadar olan tüm yaşam döngüsü boyunca; kullanılan kaynakların (hammadde, malzeme, su, enerji vb.) kullanımının azaltılması, verimliliğinin artırılması ve atıkların (katı atık, atık su, emisyon, tehlikeli atık) kaynağında önlenmesi/azaltılması veya geri kazanılmasına yönelik süreç değişiklikleri, girdi değişimi (tehlikeli ve toksik girdilerin daha az tehlikeli olanlarla değiştirilmesi), teknoloji ve ekipman değişimi, gelişmiş proses değişimi, yeni üretim teknolojisi vb. faaliyetler.

 Ürünlerin Yaşam Döngüleri Boyunca Ortaya Çıkan Çevresel Etkilerinin Azaltılması

Ürün geliştirme sürecinde, ürünün yaşam döngüsü boyunca ortaya çıkan çevresel etkilerin dikkate alınması ve en az çevresel etkiye neden olacak şekilde tasarlanması ve geliştirilmesine yönelik eko-tasarım çalışmaları.

Atıkların Yeniden Kullanımı/Geri Dönüşümü/Geri Kazanımı

Ekonomik değeri düşük olan veya bertaraf edilmesi gereken atıkların ekonomik değeri yüksek olan ürünlere, yakıta ve enerjiye dönüştürülmesine; atıkların, atık suyun ve atık ısının yeniden kullanımı/geri kazanımına yönelik faaliyetler

Endüstriyel Simbiyoz

Birbirinden bağımsız işletmelerin bir araya gelerek çevresel etkilerini azaltmaya ve ekonomik kazanç sağlayarak rekabet gücünü artırmaya yönelik gerçekleştirdiği faaliyetler (Bir işletmenin diğerinin atığını/atık ısısını girdi olarak kullanması, ortak lojistik ve kaynak kullanımı vb.)

Temiz Üretim Teknolojilerinin Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması

Üretim süreçlerinde kaynakların (hammadde, su, enerji) verimli kullanılmasını ve atık oluşumunun önlenmesini/azaltılmasını sağlayan teknolojilerin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına yönelik faaliyetler

SANAYİ KURULUŞLARI İÇİN ÖNEMİ VE FAYDALARI

Eko-verimlilik uygulamalar ile sanayici için çevre konusu, sadece “çevre mevzuatı baskıları” ve “çevre korumaya yönelik ek maliyetler” olmaktan çıkmakta, “hammadde ve enerji tüketiminin azaltılması”, “atık miktarının düşmesi”, “üretim ve atık bertaraf maliyetlerinin minimize edilmesi” gibi fırsatları içeren bir kavram olmaya doğru yönelmektedir.

Eko-verimliliğin başlıca amaçlarından olan proses veriminin artırılması, enerji, doğal kaynak ve madde kullanımının azaltılması bir kuruluş için doğrudan karlılığı arttıracak sonuçlar doğuracaktır.

Daha az enerji, doğal kaynak ve hammadde kullanarak aynı işlevi yerine getiren ürünlerin üretilmesi de ürün maliyetinin düşmesi ve kuruluş için karlılığın artması anlamına gelecektir.

Eko-verimlilik stratejilerini geliştiren ve uygulayan kuruluşlar sadece bugünkü yönetmelikler ile uyum içinde olma yönünde avantaj elde etmekle kalmayacak, ilerde daha da katılaşma olasılığı yüksek olan yönetmeliklere karşı da hazırlıklı duruma geleceklerdir.

 

 

Kaynaklar: T.C. BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANLIĞI VERİMLİLİK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YAYIN NO: 727

http://www.ekoverimlilik.org/?cat=11

https://vgm.sanayi.gov.tr/DokumanGetHandler.ashx?dokumanId=ff7eccf0-525c-43b4-86f5-0d0a2613fd61

http://www.butekom.org/Data/SayfaEk/33bf99b9-23d8-4e57-be54-d5c8d8ecdfca.pdf