0212 255 88 25 Pzt - Cum 07.30 - 17.00

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI VE ÇEVRE

Yenilenebilir enerji nedir?

Yenilenebilir enerji, doğadaki yenilenebilir enerji kaynakları üzerinden elde edilebilen ve doğa tarafından daimi olarak takviye edilebilen enerjiye denir.

Bu kaynaklar güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, hidroelektrik enerjisi; jeotermal enerji; biyokütle enerjisi, hidrojen enerjisi; dalga enerjisi; gel-git enerjisi olarak sıralanabilir.

Dünya Enerji Ajansının verilerine göre yenilenebilir enerji kaynakları kullanarak üretilen enerji 2019 yılı sonu verilerine göre %24 mertebelerinden; 2050 yılına gelindiğinde %30 mertebelerini aşacağı öngörülmektedir.

Yenilenebilir Enerji çeşitleri nelerdir?

  • Hidrolik(Hidroelektrik) Enerjisi
  • Güneş Enerjisi
  • Rüzgar Enerjisi
  • Jeotermal Enerji
  • Biyokütle Enerjisi
  • Hidrojen Enerjisi
  • Dalga Enerjisi
  • Gel-git Enerjisi

Yenilenebilir enerji genellikle dört önemli alanda enerji sağlar: elektrik üretimi, hava ve su ısıtma / soğutma, ulaşım ve kırsal (şebekeden bağımsız) enerji hizmetleri.

Güneş enerjisi

Güneş Enerjisi Teknolojisi, güneş ışığının elektriğe çevrilmesidir. Teknik adı Fotovoltaik’tir: Işığı temsil eden “Foto” ve elektriksel gerilimi temsil eden “Voltaik” kelimelerinin birleşiminden oluşan bir terimdir. Kısaca FV ya da PV olarak adlandırılır ancak genel olarak, Güneş Enerjisi, Solar Enerji gibi isimler ile anılır.

Fotovoltaik (Güneş Enerjisi, Solar Enerji) Teknolojide enerji kaynağı olarak Güneş’ten gelen fotonlar görev alır. Fotonlar, Güneş’ten her gün Dünya’mıza gelen ışığı taşıyan, enerjisi olan parçacıklardır. Güneş Paneli olarak adlandırılan, içerisinde Güneş Enerji Hücresi isimli parçalar bulunan yüzeylere çarpan fotonlar elektriksel bir gerilim oluşmasına sebep olurlar.

Rüzgâr enerjisi

Güneş yüzeyindeki hava değişiminin atmosfere etki ederek havanın ısınması ve bu ısınma ile ısınan kütlenin genleşmesi ve harekete geçerek yükselmesine sebep olur. Bu yükselen hava kütlesi atmosfer dışına çıkamayacağı için önce dikey sonra ise yatay hareket eder, bu noktada havanın ısınıp kütlesel olarak yer değiştirmesi ile rüzgâr oluşur. Oluşan bu rüzgârın taşıdığı kinetik enerji binlerce yıldır yel değirmenleri ve yelkenli gemilerde kullanılmıştır, rüzgâr türbinleri sayesinde bu enerjiden elektrik elde edilmektedir.

Jeotermal enerji

Jeotermal enerji yerkürenin iç ısısıdır. Dünyanın jeotermal enerjisi, gezegenin orijinal oluşumundan ve minerallerin radyoaktif bozunmasından kaynaklanmaktadır. Gezegenin çekirdeği ile yüzeyi arasındaki sıcaklık farkı olan jeotermal gradyan, çekirdekten yüzeye ısı şeklinde sürekli bir termal enerji iletimi sağlar. Bu ısı merkezdeki sıcak bölgeden yeryüzüne doğru yayılır, magma tabakasındaki sıcaklık ile yer altındaki suların ısınmasını sağlar. Jeotermal kelimesi, Yunanca köklerden yeryüzü anlamına gelen γη (gi) ve sıcak anlamına gelen θερμος (thermos) kelimelerinin birleşimidir. Jeotermal Enerji, ısıtmada ve elektrik üretiminde kullanılır

2019’un sonunda küresel jeotermal kapasite 14 GW tespit edilmiştir.

Hidrolik güç

Hidrolik güç ya da su gücü (Yunanca:hydro→su) düşen veya hızlı akan suyun enerjisinden elde edilen, faydalı bir amaç için kullanılabilecek güçtür. Antik çağlardan beri hidrolik güç bir yenilenebilir enerji kaynağı olarak birçok türde su değirmeninde, sulamada ve farklı türde mekanik cihazları; buğday değirmenleri, hızarları, dokuma fabrikalarını, liman vinçlerini, cevher ufalayıcılarını, büyük güçlü çekiçleri, asansörleri, endüstriyel merdaneleri ve tamburları çalıştırmak için kullanılmıştır. Basınçlı hava üretmek için düşen suyla çalışan pompalar, kimi zaman başka mekanizmalara belli mesafeden güç vermek için kullanılmıştır. Günümüzde dünyada üretilen elektriğin önemli bir kısmı hidroelektrik santrallerinde üretilmektedir.

Biyokütle enerjisi

Doğa da yaşamını sürdüren hayvan ve bitkilerin atıkları ile üretilen enerji çeşididir. Çiftlik hayvanlarının dışkıları, ölü ağaçlar ile enerji üretilmektedir. Hayvan atıkları ile biyogaz, bitkilerden ise biyodizel de üretilmektedir.

Enerji depolama

Enerji depolama elektrik enerjisini elektrik güç şebekesine veya ondan bağımsız depolamak için kullanılan metotların bütününe denir. Elektrik enerjisi, üretim tüketimi aştığı zamanlarda depolanır (özellikle rüzgâr gücü, gelgit gücü, güneş gücü gibi yenilenebilir elektrik kaynakları kullanılan devamlı enerji üretemeyen güç santrallerinde) ve üretim tüketimin altına düştüğü zaman tekrar şebekeye verilir. Bir hidroelektrik santraline su pompalamak güç depolamanın en büyük halidir.

% 100 yenilenebilir enerji

Elektrik ve ulaşım için hatta tek başına birincil enerji kaynağı olarak % 100 yenilenilir enerjiyi kullanmaktaki teşvik küresel ısınma, diğer ekolojik ve ekonomik kaygılar tarafından motive edilmektedir.

Dünya genelinde en az 47 ülke yenilenebilir kaynaklardan% 50’den fazla elektriğe sahiptir. Yenilenebilir enerji kaynakları, sınırlı sayıda ülkede yoğunlaşan fosil yakıtların aksine, geniş coğrafi alanlarda mevcuttur. Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği teknolojilerinin hızla devreye alınması, önemli enerji güvenliği, iklim değişikliğinin azaltılması ve ekonomik faydalar ile sonuçlanmaktadır. Uluslararası kamuoyu araştırmalarında, güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir kaynakların desteklenmesi için güçlü destek bulunmaktadır.

Türkiye’nin yenilenebilir enerjideki kurulu gücünün 2024’e kadar 21 bin megavat artarak yüzde 49 büyüyeceği öngörülüyor.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının avantajları nelerdir?

Bu enerji kaynaklarının en önemli avantajı doğada var olan kaynaklarının yaşam olduğu sürece var olup tükenmemesi ve doğada herhangi bir çevresel kirlenmeye yol açmamalarıdır. Gelişmiş olan ülkeler artık bu iki avantajı daha karlı görmekte ve ülkelerinde enerjiye olan ihtiyaçları karşılayabilmek adına bu yönlere yönelmektedirler.

Türkiye’de yenilenebilir enerji

Yenilenebilir enerji kurulu gücündeki artışla dünya sıralamasında basamakları hızla tırmanan Türkiye’nin temiz enerji haritasında, İzmir rüzgar, Konya güneş, Aydın jeotermal, Şanlıurfa hidroelektrik ve İstanbul biyokütle kapasitesiyle lider şehirler olarak öne çıkıyor.

Dünya Yenilenebilir Enerji Günü dolayısıyla yaptığı derlemeye göre, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kurulu gücü 2021 yılı nisan sonu itibarıyla lisanslı ve lisanssız olmak üzere 50 bin 990 megavata ulaştı ve elektrikteki toplam 97 bin 377 megavat kapasitenin yüzde 52,5’ini oluşturdu.

Bu dönemde, yenilenebilir enerji kaynakları arasında en yüksek payı 31 bin 280 megavatla hidroelektrik santralleri aldı. Bunu 9 bin 543 megavatla rüzgar, 7 bin 70 megavatla güneş, 1595 megavatla jeotermal ve 945 megavatla biyokütle takip etti.

Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımlarının büyüklüğü 50 milyar dolar seviyesini aşarken, kurulu güç kaynak ve il bazında farklılıklar gösteriyor.

Şanlıurfa, 3 bin 128 megavatla hidroelektrikte en yüksek kapasiteye sahip şehir olarak ilk sırada geliyor. Elazığ, 2 bin 287 megavat, Diyarbakır 2 bin 250 megavat, Artvin 2 bin 167 megavat ve Adana 1902 megavatla hidroelektrikte en fazla kurulu güce sahip ilk 5 şehir arasında yer alıyor.

Ayrıca, Samsun 1879 megavat, Bingöl 1316 megavat, Kahramanmaraş 1300 megavat, Mardin 1213 megavat ve Giresun 940 megavat hidroelektrik kapasitesiyle öne çıkıyor. Türkiye’nin temiz enerji kurulu gücü küresel kapasitenin yüzde 1,7’si seviyesindedir.

Türkiye, temiz enerji kurulu gücüyle geçen yıl dünyada 12’nci, Avrupa’da ise 5’inci sırada yer aldı.

  1. Yüzyıl Yenilenebilir Enerji Politikaları Organizasyonu’nun (REN21) 2021 Yenilenebilir Enerji Küresel Durum Raporu’na göre, jeotermal kurulu gücünde dünyada 4’üncü sırada gelen Türkiye, dünyadaki toplam kapasitenin yüzde 11’ini oluşturdu.

Öte yandan, Türkiye geçen yıl Çin’den sonra en yüksek hidroelektrik kapasitesini devreye alan ülke oldu. Türkiye, bu dönemde küresel hidroelektrik kapasitesinin yüzde 3’ünü karşıladı ve bu alanda ilk 10 ülke arasına girdi.

Türkiye’nin toplam yenilenebilir enerji kapasitesi ise küresel yenilenebilir enerji kurulu gücünün yaklaşık 1,7’sine karşılık geldi.

Doğa, tüm insanların çevreye zarar vermeden dengeli yaşamını sürdürmesine, uygarlaşmasına, hatta sanayileşerek konforlu yaşam düzeyini yükseltmesine yetecek kaynaklara ve olanaklara sahiptir. Doğadan aldığımız kadar, yine doğaya kazandırmak koşulu ile, tek yönlü yani dönüşümsüz dengeyi bozmazsak, çevreden aldığımızı yararlandıktan sonra yine aynı özellikte geri verirsek, doğal dengenin kurulmasına imkan ve zaman bırakırsak, doğa kendi kendini yenileyebilir ve eksilen bileşenini telafi edebilir.

Yenilenebilir enerji kullanımı; enerji kaynaklarında çeşitliliği artıran, azalmakta olan fosil kaynakların yerini alabilecek, yerli olduğu için fosil yakıtlardaki dışa bağımlılığı azaltan, kırsal alanda elektrik temininde önemli, fosil yakıtların yerine kullanılarak hava kirliliği-sera gazı sorunlarına çözüm getirecek bir seçenektir. Bu nedenle yenilene bilir enerji alanında dünyadaki teknolojik gelişmelerin statüsünün analiz edilmesi ve ülkemiz şartlarında teknik ve ekonomik açıdan uygulanabilir olmasının belirlenmesi gereklidir. Uygulanabilme potansiyeline sahip teknoloji yatırımlarına yönelik çalışma ve gereksinim duyulan yasal düzenlemeler uygun bir yaklaşım olarak benimsenmelidir.

ÇEVRE MÜHENDİSİ

Emirhan YERYARAN

Kaynaklar: